Yazan: admin | 30 Mayıs 2009 | Kategoriler: Aykırı Kişilikler
Etiketler: aşk, defter, dize, karanfil, kitap, şair, seyir, seyyah, şiir, yerçekim
Hüzünlü bir akÅŸamındayım Edip Cansever’in. Seyir defterindeyim ÅŸairin. Aklıma -onu okurken koynumda uykuya dalmış- kitapları geldi. Sahi, 23 yıl oldu mu bu seyyah aramızdan ayrılalı?  Sanki bana 1 saniye bile gelmedi onu kaybediÅŸimiz. 1 saniye sonra ÅŸiir yazacakmış gibi kokuyor, Edip’in kitapları. Ve ben bu kokuyu çok seviyorum.
Bıyığı terlemeden 16’sında – belki de daha önce yazdı- ÅŸiirleri yazılı medyada yerini aldı. İnsanları, insanların içinde olduÄŸu doÄŸayı, çiçeÄŸi, böceÄŸi, kısaca insana dair kutsal olan herÅŸeyi yazdı ÅŸiirlerinde. Bıçkın, avare gönlünde, sadece insan deÄŸildi konusu. YaÅŸayan, hareket eden, soluk alan, hatta kıpırdamayan ama baktığınızda mutluluk görebileceÄŸiniz her ÅŸey üzerine ilmek attı, sabırla dokunmuÅŸ bir halı ya da uÄŸraşısı seneler süren bir iÄŸne oyalı yazma gibi.
Fidanın güneÅŸ ışığıyla büyümesi gibi büyüdü ÅŸiirleri. İlk baÅŸta bu heyecan, sonrasında  yerini hezeyanlara bıraktı/bırakmak zorunda kaldı. Kendisi, sevinçli heyecanı büyütmek isterken belki de yaÅŸadığı o dönemin acı ve sert  heyecanları daha etkin oldu ÅŸiirlerinde. O, buna direnircesine ÅŸiirlerini, içinde bulunulan ortamı yansıtmak adına tiyatro adında ve tadında yazdı. Sanki bir mesajı vardı, gizliden heyacana giden yolda. Demokrat Partinin  2. kez iktidara geldiÄŸi zamanda, karanfilini yerçekimi yasasına soktu. “Yerçekimli Karanfil” dir çıkan ÅŸiir kitabının adı.
Tarihin akan sularında, kendisini kaptırmadı kör sulara. KulaÄŸa hoÅŸ gelen dizeler, yerini tepkilere, bunalımlara bıraktı zamanla. EleÅŸtirildi. Ama bırakmadı asla heyecanını. “Dizeler artık öldü” diyecek kadar cesur davrandı Edip Cansever. ÇoÄŸu eleÅŸtirdi belki, mektup gibi ÅŸiir yazıyorsun diye. Evet! Edip Cansever, yeri geldi ÅŸiir, yeri geldi tiyatro, yeri geldi mektup yazdı. Yazdı, ama heyecanı ile yazdı. İyi ki de yazdı. Ellerine saÄŸlık.
Şiirlerde; hep aşk, hep çiçek, börtü-böcek vardır ya!
Kokusu burnumda kitaplarıyla Edip Cansever, yerine veliaht bile bırakmayacak kadar otoriter şiirleri ile her daim saygıyı hakediyor. Her ne kadar onu: ağzında sigara, dumanını telletmiş birisi olarak da fotoğraf ederken, Orson Welles edasıyla.
Kendisini, insanları, doğayı, bir de o zamanın şartlarını -süregelen ağır siyasal ve toplumsal süreçte bile- sevip de bunu şiir diye yazan kaç kişi tanıdınız?
Burnuma sinmiÅŸ kokusuyla uyutuyorum kitaplarını, Edip Cansever’in.
“…
görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
birleÅŸiyoruz sessizce.“
Â
Bu yazıyı sevgili Aysel Karakaya’ya ithaf ediyorum.
Â
Â
Â
Bu yazıyı beğendiyseniz, bunları da okuyun!: