Erkekleri Elde ve Evde Tutma Rehberi 1/3

11 Mayıs 2009 / Kategoriler: Kadınlar
Etiketler: , , , , , , , , ,

erkekleri elde tutun Erkekleri Elde ve Evde Tutma Rehberi 1/3Çoğu kadın şikâyetçidir ve serzenişte bulunur. “Ne yapsam olmuyor, herif gündüz işte, akşam ve hafta sonu hep dışarıda! Haklılar bu konuda ama bunun sebebinin biraz da kendisinden kaynaklandığını hiç düşündüler mi? Kocasını evde tutan kadın bunu nasıl beceriyor peki? Kâğıt ve kaleminizi çıkarın. Açıklıyorum “ Erkekleri elde ve evde tutmanın yolları”nı!



1-Önce elimizdeki malzemeyi tanıyalım:Erkekler her ne kadar kadınlara göre daha baskın bir kişilik olarak görünseler de durum böyle değildir. Aslında kadınlardan daha duygusal ve itaatkârdır. Ama çocukluktan beri aile ve çevresel dayatmalar nedeniyle (erkek güçlüdür, erkek üstündür, erkek kadın ağzına bakmaz, erkekler ağlamaz vs.) güçlü olduğunu zanneder. Buna, kadınların da destek vermesi nedeniyle (aman kızım uslu dur, eteğini topla, bacağını açma, gezme, cevap verme, elinin hamuruyla, kocandır döver, sever, kapıya atar, boşar, coşar vs.) pohpohlanan erkeği tabiî ki tutamazsınız evde! “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz!” “Dana nasılsa evde kazığa bağlı” deyiminin garantisiyle erkek, hep dışarıdadır. Eve sadece yemek yemeye, uyumaya, televizyon seyretmeye, çamaşırlarını yıkatmaya, sırtını keseletmeye, işyeri stresini atmaya, hafta sonu yarım gün çocuklarını gezdirmeye-o da mecburiyetten- bir de biiiip için gelir. Bunu haricinde akşamları ve hafta sonları arkadaşları ile buluşup, futbol maçına, balık tutmaya, meyhaneye, ormana piknik yapmaya bir de çapkınlığa gider.

2-Malzeme hakkında bilmediklerimizi öğrenelim:“Asla ağlamaz benim herif!” diyerek ağladığını hiç görmediğiniz erkeğinizin arkadaşları ile gittiği meyhanede ya da ormanda salya sümük, masaya vurarak ağladığını biliyor muydunuz? Hemen “Hayır, olamaz ya!” demeyin! Aynen böyle! Önce bel altı fıkralarla ve komik anılarla ormanda yankılanan kahkaha sesleri birazdan erkeğinizin daima kötü olan patronuna edeceği küfür sesleriyle yer değiştirir. Mangal muhabbetinin sonlarına doğru, önce devleti- milleti kurtaran erkeğiniz, futbol üzerine yorumlar yazıp en sonunda da erkeklerin hiçbir zaman kaçırmayacağı malum uzmanlık alanı “kadınlar” konusunda akademik geçmişini anlatmaya başlar. Sizden önceki ve sizin zamanınızdaki kadınlardan bahseder. Hayatından geçen kadınların sayısı en az iki hanelidir. Hiçbir filmde, dergide göremeyeceğiniz fantastik sahneleri kurgular erkeğiniz. Konu kadın olunca fondan gelen duygusal müzik sesleri ile başlar erkeğiniz ilk aşkını anlatmaya. Âşık olup evlenemediği, dünyanın en güzel kadınını elinden başkası almıştır, ya da babası başkasına vermiştir ya da erkeğiniz- siz varsınız diye- onu terk etmiştir. (Aslında kadın, erkeğinizi terk etmiştir- basmıştır kıçına tekmeyi- ama böyle söylemez.) Alkolle beraber “ Ahh, ahh… Ne kadındı be!” diyerek başlar gözünden yaşlar akmaya. Arkadaşları da destek verir hemen. “ Bu dünya var ya! Yalan lan her şey. Benim de senin gibi içim yanıyor. Gel de içme!” O kadının, kendisini daha yakışıklı ve iri birine tercih edip terk etmesine hazmedemediğinden ve o adamı da dövemediğinden içerlenir, ağlar. Gerçek budur.

3-Malzemeyi elde tutmak için bugüne kadar yaptığımız şeyleri gözden geçirelim: Kendiniz denediniz, söylediniz, başkasından akıl aldınız, kadın dergilerinin tüyolarını uyguladınız hatta uzmanına başvurdunuz ama malzeme hala kayıp. Bir bakalım neler yaptığınıza;

a)Size akıl verdiler ya, erkeği evde tutmanın en kolay yolunu söyleyerek “Erkeğin karnını da, kendisini de doyuracaksın!”Siz de aynısı yaptınız ama olmadı değil mi? Herif eskisinden daha fazla dışarıda kalmaya ve televizyon başında daha çok vakit harcamaya başladı değil mi? Aynı zamanda erkeğinizin göbek çapındaki artış ile yağlar da size kar kaldı.

b)Tam tersini yaptınız. Yine olmadı değil mi? Hem malzemeyi evde tutamadığınız gibi evdeki bulgurdan oldunuz hem de, ya fırça ya da dayak yediniz. Artık başka kadınlara gidiyor erkeğiniz değil mi?

c)“Erkeğinizi kıskandırın” dediler size. Yaptınız ama bunu bedelinin bir çuval bulgurdan bile daha ağır olduğunu fark etmeniz, çok zaman almadı, değil mi?

d)“Bakımlı olun, onu şaşırtın, televizyon izlerken kucağına atlayın, zıplayın”vs. Bunları da yaptınız ama sonuç sıfır değil mi? Malzeme hala dışarıya kaçıyor. “Ne elimde ne de evde tutamıyorum.” diye kahroluyorsunuz.

e) Gelelim, en son yaptığınız şeye. Mutlaka bunu da söylemişlerdir size. “Romantik bir akşam yemeği” En seksi çamaşırlarını giydiniz. En sevdiği yemekleri yaptınız. Mum ışığı, çiçekler ve kırmızı şarapsız olmaz zaten. Erkeğinizi kapıda- bir eliniz kapıya dayalı, başınızı aşağıya düşürüp, geceliğinizin kenarından yarım frikik vererek, öpücükle karşıladınız. Baş başa yemek faslından sonra romantik bir müzikle dans ettiniz. Sonrasında malum, yatak odasına. Her şey bitti değil mi. “Artık malzeme elde hem de evde” diyorsunuz değil mi. Hayır! Bu, asla yapmamanız gereken şeydir. Hiçbir erkek bu romantik yemek vs. ile gaza gelmez. Sadece ona,o gece fazladan bonus vermiş olursunuz.

Sonuç : “Onu yaptık, şunu denedik olmadı. Peki, sen ne öneriyorsun?” diyorsanız önce yukarıdaki maddelere biraz çalışın. Bir sonraki yazımdan sonra, hep kaçan o malzeme kendi ayakları ile size gelecek. Hem elde tutacaksınız hem de evde.



“Erkekleri Elde ve Evde Tutma Rehberi 1/3” için 9 Yorum

  1. aytaç diyor ki:

    :)))))) ayyyy okurken çok güldüm..çizdiğin tiplemeler süper.aslında bence önemli bişeyi atlıyorsun..böyle bir erkekle evli olan kadın ,mecburen evliliğe devam eden kadındır.şimdi ben böyle yazdım diye şimşekleri üstüme çekicem belki ama gene de yazıcam..ben eğer okumamış olsam..eşimin eline bakıyor bile olsam …böyle biriyle aslaa ama aslaa evli kalmazdım..sokakta limon satar gene de ayakta dururdum (tabi bu sadece bi tabir.yani yaşamak için elimden geleni yapardım demek istiyorum.)..böyleyken böyle Ayhan Bey..son sözüm şu: Benle mutlu olmayıp , mutluluğu dışarda arayan erkek…hiç olmasın daha iyi.

  2. gökçe diyor ki:

    bu yazıya istinaden,
    bende şunu istiyorum sizden..

    KADINLARI ELDE TUTMANIN BİR REHBERİ VARMI ??
    YADA BU KONUYLA ALAKALI BİR YAZINIZ OLACAKMI..
    ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER…

  3. admin diyor ki:

    Elbette ki var. Önce erkekleri elde tutalım. Sonrasında kadınları da tutacağız elde. Azıcık sabır, derim. Kadınları elde tutmak, erkekleri elde tutmaktan daha zordur. Ama, onu da yazacağım. Konuya, aşama aşama geleceğiz. Yazılarıma takibe devam. Teşekkürler, içten yorumunuz için.

  4. pocahantas diyor ki:

    ayyyyy bılemıyorum sorunu olanlar dusunsun dıycem ama benımkıde evden cıkmıyo aman bırakın gıtsınler beee evde durupda ne halt edecekler

  5. pikaçuuu diyor ki:

    yaaaaa çok beğendim yazıyı benim kocam başka kadına deilde annesinin ve kız kardeşlerinin gazı ile dizlerini dibinde oturuyo naparsın işte bizde böyle kös kös oturuyoz ama bu yazı iii geldi tşk….. sevgiyle kalın

  6. zegun diyor ki:

    cok güldüm. tesekkur ederim varolun sagolun. Eger calisiyor ve bunlari yapiyorsam vitamin haplari vs. almam gerek sanirim. Erkeği elde tutma da ayri bir iş olmuş bakiyorum.

  7. admin diyor ki:

    Siz de var olun ve sağolun. Beğeniniz için teşekkür ederim. Alaysılama tarzı bir yazı oldu ama anlattıklarımı bilimsel olmadan uygulayanlar da yok değil. Sevgilerimle,

  8. İNCİ diyor ki:

    aaayyyyyyyy çok güldüm bence insan kendi olmalı, kendini tanımalı ve ne istediğini bilmeli neden genelde güzel kadınlar aldatılıyor bunun cevabıda şu anda net ve açık kadın herzaman narin olmalı bunuda kocasına hıssettirmeli .

  9. Sinan BALÇIK diyor ki:

    Çok hoş bir yazı olmuş Ayhan Bey kaleminiz daim olsun dilerim… Okurken bir yandan güldüm, bir yandan da bana karşı yapılabilecek taktikleri öğrenme fırsatım oldu :)

    “Düşmanının ne yapabileceğini bilmek için takip etmelisin” diye. Düşmanım değil tabii ki ama kadın ve erkek arasında sürekli bir mücadele olduğu için, bu taktikleri biz erkeklerin de öğrenmesi ve buna göre dikkatli olması gerekebilir günü birinde :)

    Bir de; “Uzun süreli ilişkilerde iki tarafın da sıkılmaması, monotonluğa düşmemesi için tavsiyeler” tarzında bir konu işlerseniz muazzam olur bana kalırsa. Ülkemizde çapkın görülme heveslisi hemcinslerimiz haricinde, bir de saf, temiz, sevdiğinden başka bir kadını düşünmeyen ancak uzun yıllar sonucunda, bunun sevgi mi, alışkanlık mı? olduğunu dahi ayıramayan ve bu monotonluğun can sıkıcı olduğunu düşünen insanlar da var :)

    Yazılarınızı zevkle takip edeceğim…
    Teşekkürler.

Yorum yapın

Arşivler

Copyright 2008 ; AYKIRI DENEMELER. All rights reserved.