Yazan: admin | 30 Eylül 2010 | Yorum yok | Kategoriler: Aykırı Öyküler
- Diridüdüt, hışş, hış! 345, merkez arıyor. Cevap ver. Operasyon tamam mı? – 345 cevap veriyor. Arama yapıyoruz amirim. – Neye el koyacağınızı biliyorsunuz değil mi? – Evet amirim. – 345, gizli belgeye ulaşıldı mı? – Evet amirim. Belgeyi bulup el koyduk. – Dirilülütt, hışş hış! Yer: DURUŞMA SALONU – PTÖ sanıklarından son sözü söylemesi [...]
Yazan: admin | 12 Kasım 2009 | 2 yorum | Kategoriler: Aykırı Öyküler
- Hoş geldin bey. – Sağol hanım. Yemek hazır mı? – Hazır bey. – İyi. Çocuklar nerede? Sesleri gelmiyor. – Komşuya gönderdim. 2 saatten önce gelmezler. – İyi yapmışsın. – Özellikle gönderdim ki biz de rahat rahat işimizi yaparız. – Valla iyi yaptın hanım. 1 haftadır yapamadık şu işi. Gerildim. – Haklısın ama birazdan yapacağız. [...]
Yazan: admin | 04 Kasım 2009 | 1 yorum | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Bir cumartesi günü takıldım peşine… Gazetesini okumaya başladı. Beni fark etmemişti. 1 saatlik otobüs yolculuğunda sadece 1 sayfa okuyabildi. Normaldir dedim içinden.”3 kelimeyi 3 dakikada söyleyen, 1 sayfayı da 1 saatte okur!” Otobüsten indikten sonra metroya bindi. Sürekli sağına soluna bakıyordu. Sanki takip edilmekten korkuyor gibiydi. Bir ara gözden kaçırdıysam da metro çıkışında onu gördüm. Caddede [...]
Yazan: admin | 30 Ekim 2009 | Yorum yok | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Bir fenomendir O! “İpeksi bir sinir ve bakış mı olur?” demeyin hemen! Ben de sizler gibi düşünüyordum: ta ki O’nu tanıyana kadar. Her zaman ipek gibi bir tene sahip olmak için kozmetiklere milyonlar harcanırken; benim sizlere anlatacağım hikâyeden sonra ipeksi bir sinir ve bakışla birlikte cildinize de ipek yumuşaklığı geleceğini umuyorum. Hem de bedavaya! Aşağıda [...]
Yazan: admin | 30 Ekim 2009 | 1 yorum | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Necmiye artık kararlıydı. Ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu. Kapıyı birdenbire açacak ve gördüğü manzara karşısında soğukkanlılığını koruyup aldatılmanın bedelini Necmi’ye ödetecekti. Son bir kez kulağını duvara dayadı. Artık sesler daha net duyuluyordu. Necmi’nin sesi geliyordu içeriden. Karyola gıcırtısı ile birlikte inleme sesleri. “Ulan Necmi, benimle yatarken bile bu kadar ses çıkarmıyordun?” “Demek doğruymuş, Fatma [...]
Yazan: admin | 27 Ekim 2009 | 2 yorum | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Türlü düşünceler içerisinde olan Necmiye, eve yaklaşırken bir yandan hayallerini, bir yandan ümitlerini ve beklentilerini düşünüyordu. Bu zamana kadar, ne kadar kör bakışlı olduğunu düşündü. Her akşam eve gelirken yolda görmediği bir sürü şeyin farkına varmıştı. “Sahi, neden daha önce göremedim!” diye düşündü. Ama kendisini bekleyen gerçeğin de farkındaydı. Ya kabullenecek ya da buna isyan edip [...]
Yazan: admin | 26 Ekim 2009 | Yorum yok | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Buhar sıcaklığında daralan nefesi iyice sıkıntı vermeye başladı Necmiye’ye. O saç teli ve Necmi’nin kendisine boncuklar dağıtması aklından çıkmıyordu. Bir yandan ağlıyor, elindeki ütüyü daha hızlı bastırıyordu kumaşa. “Kızgın ütüyü Necmi’nin de yüzünü bastırsam!” diye düşündü. Düşündükçe çıldıracak gibi oluyordu. Onunla tanıştığı ilk günler geldi aklına. İlk elini tutmasını, bir erkekle ilk defa öpüşmesinin hüzünlü [...]
Yazan: admin | 22 Ekim 2009 | Yorum yok | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Necmi ile Necmiye, bir öğle tatilinde tanışmışlardı. Önce pastane köşelerinde buluşmalar, ardından sinema geceleri derken, bir kahvehanede yapılan sade bir düğünle dünya evine girdiler. Necmiye işi bırakıp evinin hanımı oldu. Önceleri çok mutluydular. “Hemen çocuk yapmayalım, hayatımızı yaşayalım” dediler. Dedikleri gibi de oldu. Gezdiler, eğlendiler. Cinsel yaşamları da çok iyiydi. Bıkmıyorlardı birbirlerinden, sürekli birlikteydiler. Fakat [...]
Yazan: admin | 20 Ekim 2009 | Yorum yok | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Panik yapacakken “Dur!“ dedi içinden. “Sakin ol. Bu zamana kadar acele ettin de ne oldu?” Necmiye elini siyah çantasına soktu. Bulamıyordu aradığını. Çıkan şıkırtı seslerine asabı bozulurken, neden çantasında bu kadar gereksiz şeyleri sadece kadınların taşıdığı aklına geldi. Hiç düşünmemişti daha önceleri bunu. Omzuna hem ağırlık yapan hem de bir keresinde canından olacakken çaldırdığı külçe [...]
Yazan: admin | 24 Ağustos 2009 | 2 yorum | Kategoriler: Aykırı Öyküler
Şimdi Ramazan! Tatil dönüşü düşündürücü ve güldürücü bir fıkra ile günü geçiştireyim diyorum. Pek bilinen bir fıkra değil. Avcı ve ayı hikâyelerinin en güzellerinden olan bu fıkrayı tozlu raflarımdan çıkarıp size servis ediyorum. Avcının biri kahvehanede bir anısını anlatıyor; “Geçen avdayım. Girdim ormana. Avımı ararken karşıma ne çıksın! Kocaman bir ayı. Tüfeği doğrultunca kaçmaya başladı. [...]
Yazan: admin | 21 Ağustos 2009 | Yorum yok | Kategoriler: Aykırı Öyküler
10 – DIŞARIDA BİR AKŞAM YEMEĞİ - Ne iyi oldu değil mi? Sen ve ben, evlilik yıldönümünde başbaşayız. – Haklısın, kaç yıldır dışarıya çıkamıyorduk. Umarım evde bir aksilik çıkmaz. – Annenler var ya, idare etsinler bizi. Çılgınca eğlenelim. – Her an bir şey çıkacakmış gibi geliyor bana. – Boşuna endişeleniyorsun. Daha sana sürprizim bitmedi. Yemekten [...]
Yazan: admin | 20 Ağustos 2009 | 1 yorum | Kategoriler: Aykırı Öyküler
5- YATAK ODASI DİYALOG – Hatırlıyor musun hayatım ilk gecemizi? – Hiç unutur muyum? İlk kavgamızı o zaman yapmıştık. – Sorma! Ne salakmışım ben. Ama çok korkuyordum inan. – Sana anlatmıştım ama, sen çok gerilmiştin. – Evet! O gece çok problem çıkarmıştım. – Olsun! Hepsi geçti. Saçlarını okşamak istiyorum. – Evet ya! O zamanlar saatlerce [...]